KULLANICI ADI : ŞİFRE Şifremi Unuttum*

Anasayfa İLLEG4L BANK KREDİ SATIN AL İLLEG4LİZM RAP Sub Domain Bulucu Arama Yap Yeni Konular Bugünki Konular

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 1/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
" İLLUMİNATİ " denilen küresel belânın içyüzü...
Konu : " İLLUMİNATİ " denilen küresel belânın içyüzü... - 04.05.2015, 18:20
Mesaj: #1
Kendilerini elitlerin "ELİT"i olarak gören, Şeytana tapanlar ve onların uşaklarının, 
Kendi kurguladıkları teolojik çorbadan oluşan Tek dinli "Yeni Dünya Düzeni" / Küreselleşme safsatasının perde arkası...


"Yeni Dünya Düzeni / New Age" in komplocu egemen liderlerinin Türkiye'yi kendileri için bir dayanak noktası ya da Dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, Ülkemizin diğer 175 ülkeden farklı bir konuma sahip olmasından dolayı hiç şaşırtıcı değildir. Çünkü yüzyıllar boyunca Dünya Genelinde ki gelişmeleri etkilemiş bir mirasa sahip insanların yaşadığı bir ülkedir. Tarihte haçlılarla başlayıp, birinci Dünya savaşı ve sonrasında ki kurulan güç birliktelikleriyle bu millet Malazgirt savaşından beri yaşadığı bu topraklardan atılmak istenmiş, varlığına ve hükümranlığına tahammül edilememiştir, halende edilememektedir. Bu diyarın "Çılgın Türkler"ini bir türlü istenilen çizgiye getirmek mümkün olmamıştır. Zaman zaman kulanılan veya kullanılmakta olan maşalarda işe yaramamıştır. 

Türkiye nin coğrafyası, insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümünde ki Ortadoğu coğrafyasında Türkiyesiz bir istkrar ve güvenliğin mümkün olamayacağı görüşünü pekiştirir niteliktedir. Nitekim Bush'un daha sonra Obamanın Afganistanda yürüttüğü askeri operasyonlarda Türkiyenin desteğini almaya neden çalıştığına açıklık getirir. Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiyenin bu potansiyelinden yararlanmak ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşlar da vardır. Türkiyenin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda ülkemizin eski çağlardan bu yana devam etmekte olan "Global Komplo" nun ihmâl edilmemesi gereken bir parcası olarak görülmesi anlamına da geliyor. Global Komplo / Küreselleşme 'yi yürüten Dünya "Elit" tabakasının ("elit" tanımı kendi tanımlarıdır. benim değil) nihai hedefi başkenti Kudüs olacak tek otoriteye, kenndilerinin kurguladığı düzme tek dine bağlı bir Dünya hâkimiyeti kurmaktır. Kadim Illuminati örgütlenmesinin siyonist ötesi günümüz kafaları "Büyük İsrail" lerinden; Türkiye'yi ve tüm Dünya 'yı hâkimiyetleri altına almanın planlarını yürütüyorlar.

Kendi kendilerini "Elit/ Seçilmiş" hatta "seçkinlerin seçilmişleri" ilân edenler, gizli gündemlere sahip "ON" adet sömürgen siyonist aile temsilcisi adamdan oluşuyor. Kendilerinin yarı tanrı statüsünde olduklarını vehmeden zekâ yoksunları, birde bunu açıkca söyleyen bu karanlık niyetli tipler, her ne kadar zaman zaman basına da yansıdığı gibi "Tanrıdan doğrudan talimat alarak !..." hareket etselerde, aslında şeytani "Güçler Tanrısı" ndan başka hiçbir dini ınanışa sahip değillerdir. Kullandıkları sembolizm dili ve toplantı ritüelleri Satanist ınançlarının en açık kanıtıdır. Bunlar son yıllarda tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği, kitlelerin sadece onlara hizmet için var olacağı o güne hazırlanmak için ellerinde ki tüm mali ve politik gücü ana va yan organizasyonları kanalıyla seferber etmiş durumdalar. Hemde Irak benzeri "demokrasi ve özgürlük getirme","insan hakları","terör" teranesi ile Dünya kurtarıcılığına soyunarak!... Küresel Hâkimiyet Komplosunun "İÇ ÇEMBER"i olarak isimlendirilen bu kişiler, kan bağları, hanedanlıkları ve servetleriyle şeytani güçlerini sergilemekten asla kaçınmıyorlar. Komplonun lider kadrosu New York, Washington ve diğer Avrupa başkentlerinde faaliyet gösteren 'gizli cemaat, cemiyet ve sosyal vakıflar, 'sivil toplum dernekleri' denilen kendi güdümlerinde ki yapılanma kurgularını besleyerek kullanıyorlar. Kendilerinin "Olağanüstü Çalışma" olarak adlandırdıkları kendi dışlarındaki tüm insanlığın köleleştirilmesi, sömürülmesi ve kendilerinin de ilâhlaştırılmaları için çalışıyorlar. Onlar için var olan iki insan topluluğu var "Yönetenler" ve Yönetilenler. Daha da kötüsü, "Dinlerin kardeşliği" veya "Evangelist Metodist Kilisesi" anlatım zırvalılıklarıyla sulandırarak, "Çoban Tomarları" nı esas alarak "Gerçek Yaratıcı"nın yeryüzünde ki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış köklü bir hayalin peşinde koşuyorlar. Bir takım "güç sahibi olma tutkunu" salak da bu havuca erişme hayalleriyle Vatanlarına ihanet içinde uşaklık ederek, bunlara hizmet sunuyor. Bizde de birtakım ayak işleri kadrosunda bulunan veya bulunma cabasında olanlar ne yazık ki var. Bu kişileri, söylenenleri ve yapılanları takip eden her Ülkem insanı rahatlıkla saptaya bilir. Bunları ararken milli kimliğini ve haysiyetini kaybetmiş "GDO gazeteci, politikacı ve cemaatler" kesimine ve onların uzantılarına bakmak yeterli olacaktır. Keza; bu örgütlenmenin en alt kademesini oluşturan ayakçı takımının toplantısı olan "Bilderberg" Oteli toplantılarını takip edenlere bakanlar, bu kişileri tahmin etmekte zorlanmayacaklardır. İşte bu Illuminati güruhunun karanlık lider kafalıları, Türk Milletinin anahtarını ele geçirebilirse amaçları için uzun bir mesafe kat etmiş olacaklar. "Saroz Vakıfları" kendilerince başarıya ulaşacaktır. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkânsız hale getirmese bile, şüphesiz ki uygulamaları bir hayli zorlaşacaktır. Özellikle de "Büyük Orta Doğu" projeleri ki "Büyük İsrail" çabalarının can damarıdır. Bizim potemyalı "proje eş başkan" duymasın. 

Bu girişten sonra gelelim şu herkesin gaflet uykusundan uyanarak, öğrenmesi için sorması gereken " ILLUMINATI " ne ola ki sualine... 
Kısa ve öz ifade edilirse, Illuminati Süper Süper zengin asırlık sömürgen ailelerin yönettiği ve bir takım sömürülmeye yatkın zekâ özürlü aydın geçinenlerin de "Küreselleşme" dediği, bilerek bilmeyerek peşinden koştuğu, bir "Dünya Komplosu" kurgusudur. Bunu başlatanlar aslında ta 1575 te İspanyada bulunan ve özellikle ruhani kudret sahibi olduklarını iddia eden bir dini parti veya bu partinin üyeleriydi. Nitekim günümüz taifesi de zaman zaman "Tanrıdan Emir aldıkları"nı ifade ede gelmektedirler. Yani kadim gelenekleri devam ediyor. Eh en ağababaları da Tanrı ile konuşmuştu ya, hatta pazarlık yapmıştı ya, veya "mevcut dört İncil" İsa'nın ölümünden 70 sene sonra İSA'dan "esinlenilerek" yazılsın vede biri diğerii tekzip etsin, keza varsın Kuran Tevratı tahrif ettiler desin. Bu müslümanı ilgilendirir, bu kişileri değil. Keza "Çoban Tomarları" da bunu yazmadığına göre!... mesele de yok zaten. Onlara göre, Illuminatinin "İç Çember"inde bulunan "10 adam"ın, yerine getirmeleri gereken ilâhi ve şerefli bir görevi var. Elitlerin, Elit önderleri olarak Küresel hâkimiyeti ele geçirmek ve Tanrı ile kutsadığı kullarının üzerinde mutlak bir zafer kazanmak. Onlara göre dünyada iki insan grubu vardır Elitler ve herşeyleri ile onların hizmetinde olması gerekenler. İnanılmaz derecede zengin ve geçmişi olan bu ailelerin günümüz mirascısı ve eski hanedanların çağdaş lordları oldukları halde, nefisleri doymak nedir bilmemektedirler. Dünya onlar için var olmuşdur ve herkes onların hizmetkârı olmalıdır. Kendilerince onlar, insanlığın "Creme a la Creme / Kremanın Kreması" zümresidir. Beşeri Güce tapmaları zekâlarını ele geçirmiştir ve insani hislerini köreltmiştir. Herşeyi gören bir "göz"e, "piramit"e ve onun üstünde ki "tepe taşı" ile sembolize edilen "ışık saçan tanrı"larına (bakınız Usa Doları deseni) gizli ibadetleri ve ritüelleri, güttükleri şirkle onları kötü kaderlerine daha da yakınlaştırıyor olmalı. 

"İlluminatinin İç Çemberi", toplum piramidinin yükseltilmiş tepe taşıdır. "On Bilge Adam"dan!. oluşan İç Çember mensupları, saray gibi malikânelerde, lüks otellerde ve yerkürenin tenha yerlerinde, Dünyanın geleceği hakkında lânetli planlar yapmak üzere, özel olarak toplanıyorlar. Peki bu adamlar kimdir?.

İlluminati nin hizmetkârı şer gücü şebekesi; Dünyanın en ünlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından, siyasilerden, vakıf ve dernek başkanlarından oluşan bir mozaiktir. İç Çember, bu alt-düzey emir erlerini kullanarak Amerika'nın siyasal sürecine sızarak örtülü bir şekilde hâkim olmayı ve kontrol etmeyi başarmıştır. Sanki be kardeşim bir iki isim versen ya dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşte herkesin gözü önünde olan isimlerden birkaçı; eski Başkan Bill Clinton, baba oğul Bush'lar, amerikan temsilciler! meclisi sözcüsü Newt Gingrich, senatoda ki çoğunluk! lideri Robert Dole gibi daha yüzlercesi. Örneğin bizden Hikmet Çetin beyi unutmak ne mümkün Afganistanda ki hizmetleri unutulurmu hiç. Referans kaynağımız mı "Circle of Intrigue". Doğa üstü güçleri olduğuna inanan 2000 yılından bu yana da Dünyada totaliter bir "Yeni Dünya Kırallığı" veya dillendirildiği gibi "Yeni Dünya Düzeni" stratejinde görevli "Ordo Ab Chao" / Kaostan Kaynaklanan Düzen yani "karşı><karşıt= kaos><düzen" süreçli takdiğini geliştiren kuklacının kuklaları. İç Çemberin gizli merkezinden başlayarak; bazı Ülke Ulusal sınırlarının ötesine, Kremlinin küf kokan salon ve odalarına, Vatikanın şatafatlı binalarının derinliklerine, ABD'nın yönetim kurul ve komisyon odalarına, keza Fortune Dergisinin 500 listesinde ki kişilere kadar yayılan kaygan, mide bulandırıcı bir Tarantulla ağının izlerine rastlıyoruz. Bu kuklaların İç Çember mensubu efendileri; ABD "Rotschıldler"den iki üye, Kanada "Bronfmanlar"dan bir üye, Avusturya "Habsburglar"dan bir üye, İngiltere "Lord Peter Carrington"la tek üye, İspanya Kral "Juan Carlos"la tek üye, Güney Afrika "Harry Oppenheimer"le tek üye ve Fransadan "üç farmaso"n üyeden oluşur. Göreceğiniz gibi Amerika ve Kanadayı temsil eden üç üye ve her ne kadar Oppenheimerler Alman kökenliysede Güney Afrikayı temsil eden bu üyeler dışındaki altı üye, aynı coğrafya ve kültürel bölgeden yani "Avrupa Birliği" dendir. Aslında bu 'on adam'dan hiçbiri kendi devletine sadakat göstermez, kendilerini küreselleşmeci ve Dünya vatandaşı olarak görürler. ABD nin üst yönetimi, üst düzey bürokratları ve devlet idaresi elemanları neredeyse tamamıyla New York Merkezli Amerikan "Dış İlişkiler Konseyi" komitelerinden seçilmiştir. Bölgesel gruplaşmaların en güçlü üç ulus devleti "Amerika-Asya-Avrupa" arasında ki ticaret ve alışveriş "Trilateral Komisyon" ile "Bilderberger"in idari toplantıları esnasında kapalı kapılar ardında düzenlenir. Halâ uyuyan/ uyutulan Dünya nüfusunun hayatını kaderini etkileyecek idari mâli kararlar "Davos" kentinde her yıl düzenlenen "Dünya Ekonomik Formu"nda alınır. Bu ayak takımı uşaklar toplatısına ek olarak, Illuminati kodamanları her türlü, her anlamda rezilliğin boy gösterdiği, asıl siyasi ve ekonomik pazarlıkların yapıldığı San Francisco daki "Bohemian Grove"da düzenli olarak toplanırlar. (ref: Texe Marrs 'Dark Majesty s:35-38'). Nasıl isimler hiç yabancı değil değil mi.

Birazda bu örgütlenmenin mali organizasyona göz atalım. Hepinizin bildiği "Uluslararsı Para fonu IMF" ve ABD ile bağlantılı "Dünya Bankası" meselâ yöneticilerinden hepinizin duyduğu birini örnekleyelim; Clintonun atadığı bir Rothschıld kuklası olan Wolfensohn, Kennedy ve Johnson dönemlerinin savunma bakanı Robert Strange McNamara kısaca Mcnamara denilen kişi. hepsi Illuminatinin alt grupları olan "Dış İlişkiler Konseyi CFR", "Trilateral Komisyon TLC","Lucus Trust" ve "Bilderberg" de aktif üyedirler. (ref: William F. Jasper "GlobalTyranny:Step by Step). Biraz da olsa uygulamanın çapı ve bizde ki muhtemel uzantıları hakkında fikir edinmiştirsiniz herhalde. Aslında konu çook uzundur. Sorana ayrıca cevap veririm tabii. Ama kısaca biriki şey daha ekleyeyim. Bunların tezgâhladıkları oyunun teorosi Illuminatinin Ezoterik Öğretisinin anahtar unsuru, bir kaos teorisi olan "Karşıtlar arasında ki ihtilâf"tır. bunu örnekleyerek açıklarsak bir süre Dünyayı uyuturken "Gomonizm gelir" şimdi " terörizm odakları" söylemleri ile yapılanlar gibi. Illuminati, kendi sahte muhaliflerini yaratan ustalardan oluşuyor. Gerçek karşıtlar ortaya çıktığında, Illuminati ekonomik ya da siyasi nüfus kulanarak karşıt güçleri satın almak yada işbirliğine razı etmek için hızla harekete geçmektedir. Sol><Sağ karşıtlığı vs gibi. Bu işin üstadı baba oğul Al Gore lardır kullandıkları maşa Armand Hammer. Hani şu bizde ki meşhur "birileri düğmeye basdı galiba" olayının perde arkası parmağı işte budur demek mümkün. Şimdi birkaç tanede sizin de tanıdığınız kesin olan çokuluslu şirketlerinden örnek verelim; Xerox, General Electric, General Motors, Mobil Oıl, NBC-TV, BCS-TV, Exxon, ITT, AT&T, IBM, Siemens, Fiat, Goldman,Sachs&Co, American Express, Bank of Amerika, Morgan Stanley Group, Boeing Aircraft, Levi Strauss vs. eh epey dost kazandım galiba. Hadi organizasyonlarından da örnek vereyim bari. "WTO Dünya Ticaret Örgütü" genel müdürleri hep bu örgütün üyeleri arasından seçilir ki Peter D.Sutherland, Renato Ruggiero gibi isimlerin hepsi Bilderberg üyesidir. Bu insanlığa ihanet güç ve entrika çemberinin iç içe "Üç Çemberi" vardır. İlk çember Lucifer namı diğer Şeytan ve ruhani bir hiyerarşi oluşturan İblis ruhları var. zaten suratlarına bakmak da ruh hallerini anlamak için yeterlidir. Bu da Entrika Çemberi'ndeki "Işık Noktası"nın anlamını oluşturur. İkide birde entelektüel veya güya aydın geçinen bir takım zıpırlarımızın "ışıklar içinde yatsın" lâfı da genelde buradan kaynaklanır. Bu Şeytani ışık noktasının hemen dışında aslen Dünyayı yöneten, görünmez adamlardan ve bir avuç kendilerince elitten oluşan, sıkıca örülmüş "Seçkin İç Çember" sonrasın da ise "Dış Çember". Bunlar birinci sınıfta yer almayan ama kanbağı bulunan sözde aydınlar ve maddi zenginlik ve güç kazanmak için kendi rızalarıyla bu insan efendilerinin önünde diz çöken binlerce hizmetkâr ayak takımı kapı kulundan oluşur. Gariptir ki bunların arasında bazı tosun "babacan" vatansever müslümanlar da vardır. Bu son kategoride başkanlara, başbakanlara, büyükelçilere, holding sahip ve başkanlarına, dini yetkililere ve küresel örgüt liderlerine rastlamak mümkündür. "Bazıları da aman bende gidiyim o toplantırlara, beni de çağırsınlar diye can atar, ama yüz vermezler. Ülkelerinde oldukça önemli yerlerde "büyükbaş" olmalarına rağmen, kişisel "sosyal referans" düzeyleri aranılan Kriterlere uymaz. Zira sade vatan haini olmak yeterli değil bir işe de yaramaları gerekir.!". Onların iştirak talebi tosun babacan'lara! yapılmış aracı olmaları yardımı ricası olmakla kalır ama olaki çağırırlar ümidi ile yalakalık yapar dururlar. Oysa değerleri örgüt nezdinde kapıkullarının ki kadar bile değildir. Yaptıkları nafile yalakalık ve ihanetlerine rağmen dışlanmış kalmaya mahkûmdurlar. Ancak ne yazık ki, kağıt üstünde demokratik olan devletlerde, kolay aldatılan insan kümeleri, verdikleri oyların seçimlerin karakterini belirlediğini ve kendi temsilcilerini seçtiklerine inanırlar. Hele ki bizim gibi ülkelerde ise yakınen bildiğiniz "sandıkta halk çözer" edebiyatı savı dillenir durur. Bu aldatılan insanlar bu korkunç gerçeğin üzücüde olsa asla farkında değildirler. Demokrasi, özgürlük, insan hakları sakızlarını çiğner umut besler, uyurlar/ uyutulurlar. 

Birazda bu İç Çemberin teolojık/dini ınançlarına açıklık getirelim. Hz Isa nın ölümünden 70 sene sonra, kilisenin kendini tanımı ile ondan "esinlenerek" kul yazısı, Tevrat Kökenli ve içeriği birbirini tekzip eden dört İncil 'e göre, daha doğrusu Kitap ı Mukaddes (evet fark ettiğiniz gibi vahy i yoluyla gelen yani günümüz müslümanlarına ınandırılan semai din yalanına karşı, doğru olan budur. Kaldı ki latince adıda "Yeni Vasiyetnamedir" O günkü "Eski Vasiyetname Tevratı" da, İncili'de Kuranda geçen o Tevrat ve o İncil değildir. Adı üstünde Testament/ Vasiyetname. Nitekim Kur'an-ı Kerimi Ayetleriyle de insan eliyle çarpıldıkları tasdikli şirk vesikalarıdır. Kilise ve Musevi kaynakları incelendiğinde de bunun böyle olduğunu rahatlıkla tesbit etmek mümkündür. Siz hiç İncilin nerede vahy edildiğine rastladınız mı veya taşa yazılan 10 emir, neden ve nasıl en az 6 kalın kitap haline döndü düşündünüzmü. Evet Tanrının bu Peygamberlerine Emirleri vardı ama Tanrının Elçilerine gönderdiği dini içerik, bunların ki değildi. Müslümanlığı bu şirklere "dört semavi din" veya "İbrahimi Dinler" yaftası ile kardeş ilân edenlere ithaf ederim. (Burada bilinçli olarak "Tanrı" ifadesi kullandım). Evet konumuza geri dönersek, dini konularda Rockefeller Hanedanının başı çektiği gözlemlenir. Nitekim 1993 yılında açıkca Tanrıya hakaret edilen "Dünya Parlamentosu"na maddi kaynak sağlamışlardır. Rockefeller bu destansı Şeytani festivalden önce "marksist"! düşüncede ki "Dünya Kiliseler Konseyi" ile "Ulusal Kiliseler Konseyi" ni kurmuşlardır. Bu hanedanlık; siyonizmin asırlık rüyası Kudüste "Mescidi Aksa" üzerinde yeniden inşaa edilecek 'Süleyman Mabedi'nin bir modelini barındıran, Küdüsde ki garip ve gizemli Rockefeller Müzesini de bünyesinde barındırıyor. Onların tüm ınanışlarının kaynağını teşkil eden ve bulan kişiden dolayı "Çoban Tomarları", arkeoloji çevrelerinin bulunduğu yeri referans alarak "Ölü Deniz Yazıtları" da denilen, iddiaya göre Tevratın ilk nüshaları olduğu ıddıasında ki dini yazıtlarda bu müzede yer almaktadır. Laurence Rockefeller Illuminati ailesinde günümüzün ruhani lideri konumundadır. Bush kuklasının bile Tanrıdan görev aldığı bir toplulukta bu son derece normal olmalı. Laurence in maddi desteği sayesinde "Yeni Çağ / New Age" hareketi müzikten ezoterik anlatımlara kadar yayılmış bilinçli olarak milli kültürler dejenere edilmiştir. Ama en önemlisi Barbara Marx Hubbard ın "Yeniden Yaratılış" kitabı ve Matthew Fox un "Kozmik İsa'nın Gelişi" gibi (ki bizim ılımlı müslümanların da diline doladıkları ve Kuran lafzında olmayan Mehdi ınanışı) din dışı saptırma amaçlı kitapların basılmasını ve dağıtılmasını sağladı. Hanedanın bugünki lideri USA Dış İlişkiler Konseyi Kuzey Amerika Başkanı David Rockefeller 1973 de "Trilateral Komisyon"u kurdu.ve İlluminati örgütü, hedefleri olan "Dünya Hâkimiyeti" doğrultusunda yönlendirdi. Rockefeller lar Woodrow Wilson dan bu yana USA nin tüm başkanlarını seçtirmiş ve yönlendirmişlerdir. Sonradan çizgiden çıkanlar (Kennedy) olursa da vurdurmuşlardır. Rockefeller kardeşler İlluminati İç Çember inin en önemli üyeleri ve karar alma mercileridir. Genç David Rockefeller Junıor yakın bir gelecekte İç Çemberin oturan "tanrıları"!!! (kendi tanımlarıdır benim değil) arasında ki yüce makamda yerinin alacak. Şu anda babası tarafından ailenin görkemli bankacılık ve holdıng imparatorluğunu yönetmek üzere yetiştiriliyor. Ülkemizde ki Rockefeller vakıfları hayranlarının bilgisine ki, gelecekte hizmet edecekleri patronları bu kişidir.

Ulluminati nin Avrupa yöneticiliği "Kutsal Kasenin Bekçileri" Avusturya hanedanından meşhur Habsburg hanedanıdır. "Otto von Habsburg'a Avrupanın gizli Kralı" denilir ve şu anda Avrupa Parlementosu üyesidir. Burada ki mevkiini "kutsal ve birleşmiş Roma Katolik Kilisesi" ile tamamlayacağı yeni bir "Kutsal Roma İmparatorluğu" kampanyasını organize etmek için kullanıyor. Keza avrupa birliğinin dini motiflerinin, potemyalı recep beyin imza töreni sırasında önünde oturduğu desenin ve birlik bayrağın da ki 12 azizi temsil eden yıldızların kökeni de budur. "Otto birader" kendisini ya da oğlu Karl'ı bu yeni İmparatorluğun gelecekte ki lideri olarak görüyor. Avusturyanın Avrupa Birliğine İslâm Türkiyenin üye olmasına karşı oluşunun nedeni de tamamen budur. Bence yerden göğe kadar da haklıdırlar. Hem müslüman olacaksın, hem de hırıstiyan geçinmenin sembollerine selâma duracaksın. Bizim uzaktan kumandalı ılımlı islâmlar "dinlerin kardeşliği" saçmalığı şemsiyesi altında bunu kabul edebilir, ama adamlar işi ciddi tuttuğu için bu ciddiyetsizliğe hayır diyor. Nitekim "Avrupa yeniden diriliş dönemine girdiğinde... Habsburg Hanedanlığı daha mutlu yarınlar bekliyor" sözleri de bu "biradere" aittir. J. R. Church "Kasenin Bekçileri" kitabında Otto von Habsburg'un, üyelerinin İsa ile Marıa Magdelena arasında ki cinsel ilişkinin ürünü olduklarını iddia eden ve Fransa merkezli gizli müteddeyin hırıstiyanlarca da bir kâfir cemiyet olan "Sıon Manastırı" ile bağlantısı olduğunu öne sürmüştür. Otto "birader"in aynı zamanda "Kudüs Kralı" unvanına talip olması da bayağı ilginçtir. Otto von Habsburg 1970 yılında basılan "5.Charles" adlı kitabında dini ve siyasi birliğe dayalı "Olağanüstü bir Devlet" haline gelecek "Birleşik Avrupa"ya yönelik hedefleri dile getiriyor. Avrupa Birliğine girecez hayalleri peşinde koşanlara ithaf olunur. Onlar bizi alsa bile "Müslüman" Kimlikli bir ülke ne kadar yakışıyor bu zırva görüşlere takdir sizin. Görünürde ki varis Karl von Habsburg ise; "Tarih, iktidarın parayı elinde tutana gittiğini gösteriyor." demiştir. J.R. Church 26 harften oluşan ingiliz alfabesi ve medyumların kullandığı numaralandırma sistemine dayanarak (Numerologıe) "Karl von Habsburg" isminin şu malum 666 Lucifer/Şeytan sayısını verdiğini söylüyor. Zaman geldiğinde arşidük Karl bu on şeytani adam arasında ki yerini alacak. 

Filistin vahşeti, Ülkemiz üstüne oynanan Avrupa birliği ve IMF soytarılığı ile heyecanlanıp yazdım durdum ama temenni ederim ki ilginizi çeker. Şayet çekerse ki bence çekmeside lâzım, bu konu bende yazmakla bitmez, o zaman yazmaya devam ederim bilinmesinde yarar var, baktığınızda suratlarında zerre kadar "Kadir i Mutlak Rahmeti" izi olmayan bu kişilere" işin derinliklerinde "Kim" "Kime" neye hizmet ediyor bilinmesi lâzım. Gençler bizim kuşakta ki çoğunluğumuzu uyuttular ve ne yazık ki halâ uyanmamış olanlarımız var. ne olur gençler sizler yeni kuşaklar uyanın ve asla uyumayın.


Konu içeriği alıntı değil tarafımdan yazılmıştır ve yararlanılan kaynak referanslar metin içinde yer almaktadır.
Ola ki; ben bunu bir yerde görmüştüm galiba derseniz, doğrudur zira oda benimdir.  

Alıntı ile Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
hd porno antalya escort türk ifşa porno izle türk ifşa porno samsun escort izmir escort ataşehir escort türk ifşa hd porno